5 Aralık 2015 Cumartesi

Zeytinyağ

3 çeşit zeytinyağımız vardır.Gelin bir bakalım bunlar nelermiş ?
1-Natürel Zeytinyağları: Bunlar zeytin ağacı meyvesinden, doğal özelliklerini değiştirmeyecek bir sıcaklıkta sadece mekanik veya fiziksel işlemler uygulanarak elde edilen, berrak, yeşilden sarıya değişebilen renkte, kendine özgü tat ve kokuda olan doğal halinde gıda olarak tüketilebilen yağlar.
  •  Natürel Sızma Zeytinyağı: Kokusu ve tadında kusur olmayan, serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 1 olan natürel zeytinyağı. Meyvenin bütün vitamin ve minerallerini içeriyor. Natürel sızma zeytinyağı her tür yemeklere uygun olmakla beraber salatalar için ideal. En pahalı zetinyağı bu.
  •  Natürel Birinci Zeytinyağı: Kokusu veya tadında çok hafif kusurları bulunabilen, serbest asitlik derecesi en çok % 2 olan natürel zeytinyağı.
  • Natürel İkinci Zeytinyağı: Kokusu veya tadında tolere edilebilen kusurları bulunan, serbest asitlik derecesi (oleik asit cinsinden) en çok % 3.3 olan natürel zeytinyağı.
2- Rafine Zeytinyağı: Zeytin ham yağının yapısında değişikliğe yol açan metotlarla (yüksek basınç, yüksek sıcaklık) rafine edilmesi sonucu elde edilen, sarının değişik tonlarında rengi olan kendine özgü tat ve kokuda bir yağ. Serbest asitlik derecesi en çok % 0.3 ‘tür. Bu yağ daha çok kızartma yağı olarak kullanılıyor.

3- Riviera Zeytinyağı: Rafine zeytinyağı ile doğal halinde gıda olarak tüketilebilecek natürel ikinci zeytinyağlarının karışımından oluşan, yeşilden sarıya değişen renkte, kendine özgü tat ve kokuda bir yağdır. Serbest asitlik derecesi en çok % 1.5‘dir. Zeytinyağının canlı ve kuvvetli kokusuna pek alışık olmayanlar bu tip zeytinyağını tercih ediyor çeşit zeytinyağ vardır.



Bu arada ben evdeki zeytinyağımı biraz tatlandırdım.Zeytinyağınızın içine sarımsak,biraz acı biber,kekik koyarsanız,yaptığınız tatlar daha da lezzetlenir.Benden demesi.

Afiyetler olsun ;) Yağınız bol,kilonuz az olsun.

2 Aralık 2015 Çarşamba

ÇAY =)

Elinde bir bardak çay varsa bu memlekette mutsuz olmak... neredeyse imkansız.
Çayı yalnız içiyorsan;hayallerde,yok hayır bir dostla içiyorsan;güvende,ama yok yok aşkla içiyorsan;midende kelebekler uçuşur gibi hissedersin.


Ama şu da bir gerçek elinde bir bardak çayın varsa kim takar yorgunluğu,suskunluğu,zorluğu.Elinde bir bardak çayın varsa söyleyeceğin çok söz var demektir anlatmak için sadece bir bardak çay gerekir.
ÇAY sohbet demektir,hele ki iyi demlenmişse güne başlamak için fazlasına ihtiyacın yok.

Peki bizler çayı nasıl demliyoruz: Suyumuzu çaydanlığımıza koyuyoruz,kaynadığında çaydanlığın üstüne eğer karışım çay koyuyorsak yaklaşık 7-8 tatlı kaşığı çay ekliyoruz. 
Bu arda küçük bir notum var, 1 tatlı kaşığı şekeri çaydanlığın üstüne ekliyoruz. Karıştırmadan bırakacağımız şeker çayın acılığını almamıza yardımcı olacaktır.
Kaynayan ve kaynadıktan sonra en az 2 dakika boyunca kaynamada bırakılan suyu çaydanlığın üstüne 1 parmak kalacak şekilde boşaltıyoruz ve çaydanlığın altını tekrar su ile dolduruyoruz.  Orta ateşte su kaynayana kadar çayı ocakta tutuyoruz. Su kaynadıktan sonra çay servise hazır diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çayın demlenme ve güzelleşme evresi burada başlıyor. Altını kıstığımız ocakta çayı yavaş yavaş demlenmeye bırakıyoruz.

ÇAY içtiğiniz dostlarınız,aşkınız,aileniz daim olsun.Ne güzel demiş şair; ''geleydin bir çay içimi,sen çay dökerdin,bende içimi''.
Ben şimdi bir çay demliyorum haydi herkesi bekliyorum.

29 Kasım 2015 Pazar

Blogger Severlerim

Dilhun: İçi kan ağlayan. Büyük bir üzüntü içinde olan. Dilimize Farsçadan geçmiştir. Gönül mânasındaki dil kelimesiyle, kan mânasındaki hun kelimesinin birleşiminden oluşmuştur. 

Memleket elden gitmiş.N'olcaksa olsun,düşünmekten,yıpranmaktan yorulduk. Bu millet bunu hak ediyor desem de; gönül razı gelmiyor.Kelimeler kifayetsiz kalınca gözyaşları devreye giriyor. Devranın döneceği gün gelsin diye bekleniyor.
Barış için canlarını veren güzel insanlar. Bir parçamız da sizinle koptu gitti.




Duvarda bir silah asılıysa,o silah oyunun sonunda patlar. Anton Çehov

Bugün yemek tarifi yoktu biraz sizden olmaya, içimizdekileri anlatmaya, anlamlandırmaya,farkındalık yaratmaya çalıştım.Anladıysak !?!?!

Sevgilerimle

Yumurta Beyazı ile Çakma Muffin


Sevgili Blogger Severler :)
Yapılan lezzeti fotoğraflayamamak ve sizlere bu lezzeti gösterememek.. Ama olsun tarif vereceğim ve siz hemencecik bu tarif sayesinde lezzeti yapıp hapur hupur yiyeceksiniz =)
Yumurta Beyazı ile Çakma Muffin evet yanlış duymadınız çakma muffin tarifi vereceğim. Malzemeler: 2 yumurta beyazının içine bayatlamış tam buğday ekmeğini ufalıyoruz.Yağsız beyaz peynir,karabiber,pul biber,sarımsak tozu,kekik,kimyon ve dilimlenmiş zeytin ekleyip 180 derece fırında 15 dakika pişirdim. Üzerine azıcık rende yağsız kaşar koyuyoruz ki bu adettendir :D Kızarınca güzel gözüküyor..
Ve siz ne mi yapıyorsunuz sabah kahvaltısına eşsiz bir tat yapıp afiyetle yiyorsunuz.
Afiyet bal olsun ;)

3 Ekim 2015 Cumartesi

Sangria


Sangria, meyveli bir şarap kokteylidir. Tipik olarak içinde kırmızı şarap, meyve parçaları, şeker veya bal gibi bir tatlandırıcı ve rom ya da votka gibi kuvvetli bir içki bulunur.
İspanya'da tattığım bu lezzeti sizde evde kendiniz yapabilirsiniz, ben evde de denedim,içilesi birebir aynısı oldu.Sıra sizde :)
Yapılışına gelince çok kolay :) malzemelerimiz:
Geniş 2 3 litrelik sürahi,1 şişe sofralık kırmızı şarap, 2 tane portakalın suyu,1 tane portakalı daire daire dilimleyin,1 çubuk tarçın, 4 tane şeftalinin kabuklarını soyup, küp küp kesin, 5 tatlı kaşığı toz şekeri koyup, karıştırın.(İsteğe göre şeker miktarını azaltabilirsiniz.) 3 saat buzdolabında bekletin.Alkol oranı az olsun diyorsanız, buz koyarak servis edin. Alkol oranı olsun derseniz, 1 bardak votka koyup, servis edin. İsteğe göre elma,kivi.çilek,limon koyabilirsiniz.
Harika bir içicek,sevdiklerinizle beraber mis gibi sofralarda,kahkaha dolu sohbetler içinde,kadehleri tokuşturarak içmesi en en güzeli. Şerefe!!!

26 Eylül 2015 Cumartesi

3 Peynirli Kiş



Her tadı keyifle yaptığım Ardanın Mutfağından bir lezzet daha :) Lafı çok uzatmayacağım direk malzemeleri veriyorum,haydi lezzete kooooooşunnn !Öncelikle hamuru için gerekli malzemeler: 400 gram un ve 200 gram tereyağını kum gibi olana kadar ufalayın.Ardından 2 yumurta,1-2 yemek kaşığı su(gerekirse),tuz koyun ve hamur kıvamını elde edinceye kadar yoğurun.Biraz dinlendirin.İç Harcı için gerekli malzemeler:50 gram kaşar peyniri,50 gram örgü peynir,100 gram beyaz peynirleri rendeleyin. 100 ml kremayı,2-3 dal taze kekik ya da kuru kekik,1 adet yumurta,tuz,karabiberi birleştirip karıştırın.Hamuru iki streç arasında merdane ile açın ve mini tart kalıplarına yerleştirin. Bir çatal ile tabanlarını delip, içlerine yağlı kağıt yerleştirin ve kuru baklagiller ile ağırlık vererek 180 derecede önceden ısıtılmış fırında 15 dakika pişirin.Yağlı kağıt ve kuru bakliyatı çıkartıp 10 dakika daha tabanının pişmesi için fırına verin. Ardından içlerine iç harcı paylaştırın, 180 derece önceden ısıtılmış fırında 20-25 dakika pişirin.

Veeee işte lezzet sizinle,kesinlikle deneyin ve hapur hupur afiyetle yiyin.
Sevgiyle kalın =)

Sinemisin Aşevinden Kucak Dolusu Merhaba

Bugün bayram erken kalkın çocuklaaaaaaaar....
Nerelerdesin dediğinizi duyar gibiyim :) işte geldi burdayım.
Çok ara veriyorum gezmekten vakit bulamadım.Ama sırf sizler için yeni tatlar bulabilmek,keşfetmek için gezip ve yepyeni tatlar keşfediyorummmmm :)))
Veee her biri çok yakında sizlerle olacak....
Sevgilerimle Blogger Severlerim ^.^